Şebnem Hemşirenin Ölümünde Soruşturma Tamamalandı: İntihar Değil Cinayetmiş

İstanbul Başsavcılığı’nın hemşire İzmir Şebnem Köker’in ölümüyle ilgili soruşturması tamamlandı. Sanık Timuçin Bayhan, kasten adam öldürme …

İstanbul Başsavcılığı’nın hemşire İzmir Şebnem Köker’in ölümüyle ilgili soruşturması tamamlandı. Sanık Timuçin Bayhan, kasten adam öldürme suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, üçüncü kattan düşerek hayatını kaybeden hemşire Şebnem Köker ile ilgili soruşturmayı tamamladı. Köker’in düşme şekli ve sevgilisinin çelişkili ifadesi Şebnem Köker’in öldürüldüğünü gösterdi.

Yargıtay’ın kabul ettiği davada Köker’in arkadaşı Timuçin Bayhan için “kasten adam öldürmekten” müebbet hapis istendi. Konuyla ilgili Baba Abdullah Köker, “Daha önce televizyonda görmüştüm. Kadınlar öldüğünde üzülmüştüm ama bir gün bu olayın bir parçası olacağımı beklemiyordum” dedi.

Köker, kızının intihar etmediğini ve olayı başından beri cinayet olarak savunduğunu söyledi:

“Kızımın sarılıp yere atıldığını, intihar olmadığını hep söyledim. Bu iddia, rapor ve olay yeri fotoğraflarıyla da doğrulanıyor. Otel misafirlerine göre, kişi kızıma sözlü tacizde bulundu ve kızım sarhoştu. Kızım hırpalanmış. Odanın her yerinde kan izleri görülebilir. Kızım düştüğünde hiç ses çıkarmadı. İntihar olsa da ya da biri onu zorlasa bile insanlar ses çıkarıyor. Hiçbir kadın çığlık atmaz. O zamanlar kızımın kendisi olduğunu sanmıyorum, sanki cansız bir manken gibi alınıp bırakılmış gibiydi. Kızım ya zorla verilen alkolden bayıldı, üst kata bayıldı ya da zaten cansızdı.’

“Gitarın kalan kısmı nerede?”

Şebnem Köker’in otopsi raporu hakkında konuşan acılı baba, şöyle dedi:

‘Otopsi raporunda kızımın başının arkasında 7 santim yarık, sağ kolunda ve kaburgasında kırık olduğu belirlendi. O düşüş biçiminde kafasının yarılması mümkün değil. Olay yerinde kızımın yanında gitar sapı var. Bu gitarın geri kalan kısmı nerede bilmiyoruz. Kızım ölmeden önce beni başka bir numaradan arayarak sesi titrer biçimde telefonunun denize düştüğünü söylemişti. Kızımın telefonu denize düşmedi. Çünkü gece saatlerinde kendi telefonu ile arkadaşları ile mesajlaşmış. Zaten kızım benim numaramı hafızasından çevirmez. Telefonu sonradan bulan şahıslar bana başka bir şey anlatıyor, ifadesinde başka şeyler söylüyor. Düştüğü söylenen telefonda ne bir hasar ne de bir oksitlenme var. İfadeler hep çelişkili. Otel, otel kaydı yapmamış. Kimlikler alınmamış. Bu durum da çok ilginç.’

“Yükseklik korkusu olan insan pencereye çıkıp atlar mı?”

Kızının hayat dolu olduğunu, intihar edecek biri olmadığını söyleyen baba Köker, şöyle konuştu: 

‘Ben bu olayın başından beri takipçisiyim. Benim kızım çabalayıp kilo verdi, hayat doluydu. İntihar edecek biri değildi. Benim kızım balkona çıkıp çamaşır asmazdı. Yükseklik korkusu vardı. Yükseklik korkusu olan insan pencereye çıkıp atlar mı? Pencere pervazında da oturmaz. Fizik kurallarına göre bir insanın sırt üstü atlayıp intihar etmesi de mümkün değil. Atlarken de alt kattaki açık panjura değmiyor bile. Kucaklanıp bırakılmış gibi. Demirlere saplanması da hedeflenmiş gibi duruyor. Bu olay olmasaydı anne ve kardeşinin yanına Kanada’ya gidecekti. Annesini özlediği için orada yaşayacaktı. Yani planları vardı. Ben yetkililerden bir seri katilin önlenmesini istiyorum. Bu şahıs bu davadan ceza almazsa başkalarının da canını yakar. İnsan öldürmek bu kadar kolaysa kaç kişinin daha canını alır.’

İzmir’de özel bir hastanede hemşirelik yapan 29 yaşındaki Şebnem Köker, hastanede 24 saat nöbet tuttuktan sonra 4 Haziran günü İzmir’den İstanbul’a gitmişti. Burada Timuçin Bayhan ile Kadıköy’de bir pansiyonda kalan Köker, 6 Haziran gecesi pansiyonun 5. kattaki odasından demir korkuluklar üzerine düşerek hayatını kaybetmişti.

Total
0
Shares
Bir cevap yazın
Related Posts

Cinsel Sağlık Temelleri

Cinsellik, insan olmanın bir parçasıdır. Sevgi, şefkat ve yakınlık, çocukluktan yaşlılığa kadar sağlıklı ilişkilerde rol oynar. Çoğunlukla fiziksel sağlığın,…